Kent Temizliği Araç Kiralama İşi

Hizmet Alımı İptal Edildi Aşırı Düşük Sorgusu Yapın
Doküman
Takip Et

İlan metni bulunmuyor

Bu ihalenin ilan metni henüz sisteme işlenmemiş.

İlanı EKAP üzerinden kontrol ediniz.

Şartname henüz işlenmedi

İhale dokümanı indirilip ayrıştırılmamış.

Doküman işlendiğinde bu bölüme eklenecektir.

İş kalemi detayı bulunmuyor

Bu ihale için birim fiyat cetveli çıkarılamadı.

Kalem listesi için resmi dokümanı inceleyiniz.

İdare bilgileri bulunmuyor

İdarenin adres ve iletişim bilgileri şartnameden çıkarılamadı.

İletişim bilgilerini EKAP ilanından teyit ediniz.

Zeyilname bulunmuyor

Bu ihalede düzeltme ilanı veya zeyilname yayımlanmamış.

Zeyilname ihale gününe kadar yayımlanabilir; resmi kaynaklardan da kontrol ediniz.

Kırım istatistiği üretilemedi

Benzer ihalelerde yeterli geçmiş veri bulunamadı.

Sonuç ilanı yayımlanmamış

İhale sonuçlansa bile sonuç ilanı ayrıca yayımlanır.

Sonuç ilanı yayımlandığında, bu bölüme eklenecektir.

İhale Bilgileri
İhale Türü
İhale Tarihi
27.03.2025 14:00
İhale Usulü
Açık
İptal Tarihi
16.06.2025
Durum
İhale İptal Edilmiş
İşin Yapılacağı Yer
İstanbul ili ve Bayrampaşa İlçe sınırları dahilinde yapılacaktır.
İhale Detayları
e-İhale
İtirazlar ve Şikayetler
Bu ihaleye itiraz edilmemiştir.
⚖️ KİK Kurul Kararları (3)
2026/MK-288 Mahkeme Kararı 06.08.2026
Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi
Önceki kurul kararının iptaline
Kararın tam metnini oku
Bayrampaşa Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/270635 ihale kayıt numaralı "Kent Temizliği Araç Kiralama İşi" ihalesine ilişkin olarak Venüs Eda Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 14.05.2025 tarihli ve 2025/UH.II-1133 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline ” karar verilmiştir. Anılan Karar’da ayrıca, başvuru sahibinin itirazen şikayete konu iddialarının tamamında haklı bulunmaması sebebiyle başvuru bedelinin iade edilmemesine de karar verilmiştir.
Davacı Venüs Eda Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının, “başvuru bedelinin iadesinin reddine” ilişkin kısmının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 12. İdare Mahkemesinin 31.10.2025 tarihli ve E: 2025/828, K: 2025/1675 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin 28.01.2026 tarihli ve E: 2026/3, K: 2026/124 sayılı kararında “…Uyuşmazlıkta, davalı idarece davaya konu itirazen şikayet başvuru bedelinin ödenmemesine dayanak gösterilen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragraf, 26/03/2025 tarih ve 32853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararda özetle, "...Kanun'un 54. maddesinin ikinci fıkrasında itirazen şikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörüldüğünden başvuru sahibinin bu yolu tüketmeden dava açması mümkün değildir. Zorunlu başvuru yolunda ileri sürülen iddialarının bir kısmında dahi haklı çıkan başvuru sahibine itiraz konusu kural uyarınca başvuru bedelinden herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bununla birlikte başvuru sahibinin iddialarının en azından bir kısmının Kurum tarafından haklı bulunmasının, ihaleyi yapan idarenin ihale sürecindeki bazı işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geleceği de açıktır. Bu durumda kurallar gereği idarenin hukuka aykırı işleminin sonuçlarından dolayı kişilere külfet yüklemesi ise kaçınılmaz olacaktır. Kişinin Kuruma yatırdığı bedeli ihaleyi yapan idareye karşı açacağı ayrı bir dava ile idareden isteyebileceği söylenebilse dahi ayrı bir davaya zorlanıyor olması da yeni bir külfet olarak nitelendirilebilecektir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Farmasol Tıbbi Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. (2), § 49). Bu itibarla başvuru sahibinin şikâyet başvurusunda haklı çıktığı iddiaları dikkate alınmaksızın iddialarının tamamında haklı çıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kuralların kişilere aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır." şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olup, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
Anayasa'nın 153. maddesinin 3. fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; 5. fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; 6. fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.
Ayrıca, Anayasa'nın 152. maddesinin 3. fıkrasında; "...Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." kuralına yer verilmiştir. Bu hükmün getiriliş amacı Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararlarının, itiraz yoluna başvurulmasını isteyen kişi ya da kişiler tarafından açılan davaların yanı sıra, iptal edilen hüküm ya da hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan kişiler tarafından açılan ve görülmekte olan davalarda da dikkate alınmasını gerektirmektedir.
Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir Kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşecektir.
Bir başka anlatımla; Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle, yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olup, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin açmış olduğu davalarda da; hak veya menfaat ihlaline neden olan kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. Bu itibarla, Resmi Gazete'de yayımlanarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılan Anayasa Mahkemesi kararının bakılan davada uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın ve 4734 sayılı Kanun'a 7421 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle eklenen geçici 21. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle yasal dayanağı kalmayan, itirazen şikayet bedelinin iade edilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı şirket tarafından ödenen itirazen şikayet başvuru bedeli olan 202.718-TL'nin davacıya iadesi gerekmektedir…” gerekçeleriyle mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline ve davacı şirket tarafından ödenen itirazen şikayet başvuru bedeli olan 202.718,00 TL'nin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Anılan Mahkeme kararının uygulanmasını teminen alınan 12.03.2026 tarihli ve 2026/MK-76 sayılı Kurul kararı ile “1) Kamu İhale Kurulu'nun 14.05.2025 tarihli ve 2025/UH.II-1133 sayılı kararının, başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptaline,
2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 202.718,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine,” karar verilmiştir.
Anılan karara ilişkin olarak Kurum tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay 13. Dairesi'nin 14.05.2026 tarihli ve E: 2026/2893, K: 2026/1814 sayılı kararı ile “… 2. İtirazen şikayet başvuru bedelinin davacıya iadesi bakımından:
Uyuşmazlıkta, başvuru sahibinin iddialarının tamamında değil, bir kısmında haklı bulunduğu açık olup, aktarılan Anayasa Mahkemesi kararı ile anılan karar sonrası yapılan yasal düzenleme uyarınca başvuru bedelinin iadesinin haklılık oranı esas alınarak ve başvuru sahibinin haklı bulunduğu iddialar dikkate alınmak suretiyle Kurul tarafından yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Kurul tarafından yapılacak haklılık değerlendirmesi sonucuna göre iade edilecek başvuru bedeli belirleneceğinden, Kurul kararının başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptali ile yetinilmesi gerekirken, başvuru bedelinin tamamının davacıya iadesine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararın, davacının ödediği itirazen şikayet başvuru bedelinin tamamının davacıya iadesine karar verilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen reddine;
2. Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu Kurul kararının ilgili kısmının iptaline dair temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 28/01/2026 tarih ve E:2026/3, K:2026/124 sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. Maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın bu kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne;
4. Temyize konu kararının, itirazen şikayet başvuru bedelinin davacıya iadesine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
…” gerekçelerine yer verilerek ilgili kararın belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda, 2025/788 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamındaki itirazen şikayet dilekçesindeki iddiaların “ 1) İhale konusu işte çalıştırılacak araçlar için ihale dokümanında öngörülen 2020 model ve üzeri olma şartı ile rekabetin kısıtlandığı ve bu durumun Cumhurbaşkanlığı’nın 2024/7 Sayılı ve Tasarruf Tedbirleri Konulu Genelgesine aykırılık teşkil ettiği,
2) Teknik Şartname’nin “Araç Özellikleri ve Çalışma Programı” başlıklı bölümünde yer alan “8+1 Kişilik Damperli Kamyon” ve “Çok Amaçlı Kamyon (4x4) (Değiştirilebilir Şasi Ekipmanlı Su Tankeri ve Kar Küreme-Tuzlama Aracı)” na ilişkin belirlenen teknik özelliklerin verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamadığı, piyasadan temini zor ve yatırım maliyetleri çok yüksek araçlara ait olduğu, “Büyük Çöp Kamyonu”nun araç üstyapısına ilişkin en az 13 m3 kapasite, “Küçük Çöp Kamyonu”nun araç üstyapısına ilişkin ise en az 7 m3 kapasite düzenlemesinin bulunduğu, öngörülen teknik özelliklerin yaygın olarak kullanılmayan ve özel üretim gerektiren niteliğe sahip olduğu, istenen şartları piyasada bulunan mevcut birtakım firmalar dışında karşılayan firma olmadığı, bu araçların öngörülen işe başlama tarihi itibariyle de tedariki zor araçlar olduğu, nitekim Sözleşme Tasarısı’nın 16.1.3. maddesinde yer alan “Yüklenici işe başlama tarihinden itibaren 10 (on) iş günü içerisinde, kendisinden kaynaklı kusurlardan dolayı teknik şartnamede belirtilen sayıda ve nitelikte makine ve ekipmanın tamamını, teknik belgeleri ile birlikte hazır bulundurmaması ve idareye teslim etmemiş olması halinde 4735 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin (b) bendine göre protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşme idarece feshedilir.” düzenlemesi ile söz konusu teknik özellikler birlikte değerlendirildiğinde ihaleye katılımın engellendiği ve rekabetin kısıtlandığı,
3) Teknik Şartname’nin 10’uncu maddesinde yer alan “b) Teknik şartnamede ve ihale dokümanında belirtilen ve listelenen tüm araç ve ekipmanlar ile ilgili (mahalleleri dolaşma dahil) araçların; amortisman giderleri, lastik, yedek parça, tamir ve bakım giderleri, sermaye faizi, nakil, montaj, demontaj giderleri, işle ilgili zorunlu teçhizat giderleri, tam kasko, zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası, fenni ve egzoz muayene ücretleri, motorlu taşıt vergileri vb. giderler, teknik şartnamede belirtilen diğer tüm giderler ile masraflar teklif edilecek fiyata dahil edilecektir.” ve “e) Yüklenici, şartname konusu hizmetlerde kullanılacak Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki araçlara, Karayolları Trafik Kanunu’nun öngördüğü Zorunlu Trafik Sigortasını, Tam Kasko Sigortasını (kaza, hırsızlık, yangın, tabii afetler, terör, sabotaj, halk hareketleri vb.) ve Araç Muayenesini yaptırmakla yükümlüdür.” düzenlemelerden yüklenici tarafından yaptırılacak sigorta kapsamının tam kasko sigortası şeklinde olacağının anlaşıldığı, hasar, üçüncü kişilerin açacağı dava ve zarar-ziyan, tazminat taleplerinin yükleniciye ait olduğunun belirtildiği ancak bu düzenleme ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin genel hükümlerinin kapsamının dışına çıkıldığı, idarenin personelinin kusurundan doğacak zararların da yüklenicinin sorumluluğu kapsamına alındığı, ihalede şoförlerin yüklenici tarafından temin edilmeyeceği ve idare personelinin araçları kullanacağı dikkate alındığında bahse konu düzenlemelerin mevzuata aykırı olduğu,
4) Teknik Şartname’nin 10’uncu maddesinde “j) Kiralanacak araçların periyodik bakım, muayene, arıza, kaza, bakım-onarım vb. sebepleriyle hizmet dışı kaldığı süreler ile ilgili olarak, Teknik Şartnamede belirtildiği şekilde hizmet dışı kalan araç yerine ikame araç idareye teslim edilmediği takdirde, hizmet dışı kalan araç için hizmet dışı kaldığı süreler ile ilgili olarak yükleniciye ödeme yapılmayacaktır.” düzenlemesinin yer aldığı, araçları idarenin personeli kullanacağı için bu düzenleme ile idare personelinin kusurundan kaynaklanan kaza, arıza vs. araçların çalışmaması halinde ortaya çıkacak zararın yüklenicinin sorumluluğuna bırakıldığı, yüklenicinin herhangi bir kusuru bulunmaksızın sadece idareden kaynaklanan nedenlerle araçların idare hizmetlerinde kullanılmamasına ilişkin sorumluluğun yükleniciye atfedilemeyeceği aksi halde yüklenici için öngörülemez bir maliyetin doğabileceği hususları bir arada değerlendirildiğinde, söz konusu düzenlemenin mevzuata aykırı olduğu,
5) İhale konusu işin kent temizliği hizmetlerinde kullanılmak üzere şoförsüz araç kiralama hizmet alımı olmasına rağmen Teknik Şartname’nin “Araç Özellikleri ve Çalışma Programı” başlıklı 6. kısmında yüklenici tarafından temin edilecek olan araçlara ilişkin tabloda 2 adet orta boy servis aracı (yolcu kapasitesi 29+1 kişi) ve 1 adet küçük boy servis aracına (yolcu kapasitesi 22+1 kişi) ilişkin teknik düzenlemeye yer verildiği, dolayısıyla ihale konusu hizmet alımı ile birlikte personel taşıma hizmetinin de mevcut ihale kapsamında alınmasının öngörüldüğü ve niteliği bakımından birbiri ile bağlantılı olmayan bu iki hizmetin birlikte ihale edilmesinin mevzuata uygun olmadığı ” şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.
Anılan itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme sonucunda, başvuru sahibinin 3’üncü iddiasına ilişkin olarak “…Teknik Şartnamenin aktarılan maddeleri incelendiğinde ise yüklenicinin ihale konusu işte kullanılması öngörülen araçlar için kaza, hırsızlık, yangın, tabii afetler, terör, sabotaj, halk hareketleri vb. halleri kapsayacak şekilde tam kasko sigortası yaptırması gerektiğinin ve yaptırılacak sigortanın maliyetinin teklif fiyatına dahil olduğunun düzenlendiği, anılan Şartname’nin (b) ve (e) bentlerinde idarenin ve/veya idare personelinin kusurundan kaynaklanan zararlardan dolayı yüklenicinin sorumlu olacağına veya idare ile yüklenici arasındaki sorumluluk paylaşımının nasıl olduğuna ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği dolayısıyla, söz konusu düzenlemeler çerçevesinde iddia edildiği üzere idarenin personelinin kusurundan kaynaklanan zararlardan yüklenicinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı görüldüğünden, iddianın bu yönüyle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Ancak aynı Şartname’nin 4’üncü maddesinin (g) bendinde ihale konusu iş kapsamında çalıştırılacak araçların idarenin personeli tarafından kullanılacağının ve 5’inci maddesinin (d) bendinde ihale konusu hizmet süresince araçların donanım ve bakım eksikliğinden kaynaklanan veya ekipmanlarının eksik olması nedeniyle ortaya çıkabilecek her türlü hasar ve zararlar yanında 3. kişilere verilecek zararlardan da yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiği ancak anılan düzenlemeden, yüklenicinin sorumluluğunun araçların donanım ve bakım eksikliğinden kaynaklanan hasarlarla mı sınırlı yoksa idarenin personelinin kusurundan kaynaklanan hasarları da kapsayacak şekilde mi olduğunun net olarak anlaşılamadığı görüldüğünden, başvuru sahibinin iddiasının bu yönüyle yerinde olduğu ve anılan belirsizlik sebebiyle ihalenin iptal edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. … ” yönünde tespit yapıldığı görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında yapılan yasal düzenleme çerçevesinde değerlendirme yapıldığında,
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “ İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez… ” hükmü yer almaktadır.
Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin toplam 5 iddiasından 1 iddiasında haklı bulunduğu tespit edilmiş olup, haklılık oranı 1/5 olarak belirlenmiştir. Başvuru sahibi tarafından Kurum şikâyet gelirleri hesabına 202.718,00 TL başvuru bedelinin yatırıldığı dikkate alındığında, Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde yazılı talepte bulunulması halinde, söz konusu bedelin haklılık oranına karşılık gelen 40.543,60 TL’lik kısmının iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1) Kamu İhale Kurulunun 12.03.2026 tarihli ve 2026/MK-76 sayılı kararında yer verilen “202.718,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine” yönelik değerlendirmelerin iptaline,
2) Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin beş iddiasından birinde haklı olduğu, dolayısıyla haklılık oranına karşılık gelen tutarın dışındaki tutarın geri alınması gerektiğinden, 12.03.2026 tarihli ve 2026/MK-76 sayılı Kurul kararı ile iadesi yapılmış başvuru bedelinin 162.174,40 TL'lik kısmının Kurul kararının bildirim tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde geri alınmasına,
Oybirliği ile karar verildi.
2026/MK-76 Mahkeme Kararı 12.03.2026
Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi
Önceki kurul kararının iptaline
Kararın tam metnini oku
Bayrampaşa Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/270635 ihale kayıt numaralı "Kent Temizliği Araç Kiralama İşi" ihalesine ilişkin olarak Venüs Eda Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 14.05.2025 tarihli ve 2025/UH.II-1133 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline ” karar verilmiştir. Anılan Karar’da ayrıca, başvuru sahibinin itirazen şikayete konu iddialarının tamamında haklı bulunmaması sebebiyle başvuru bedelinin iade edilmemesine de karar verilmiştir.
Davacı Venüs Eda Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının, “başvuru bedelinin iadesinin reddine” ilişkin kısmının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 12. İdare Mahkemesinin 31.10.2025 tarihli ve E: 2025/828, K: 2025/1675 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin 28.01.2026 tarihli ve E: 2026/3, K: 2026/124 sayılı kararında “…Uyuşmazlıkta, davalı idarece davaya konu itirazen şikayet başvuru bedelinin ödenmemesine dayanak gösterilen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragraf, 26/03/2025 tarih ve 32853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararda özetle, "...Kanun'un 54. maddesinin ikinci fıkrasında itirazen şikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörüldüğünden başvuru sahibinin bu yolu tüketmeden dava açması mümkün değildir. Zorunlu başvuru yolunda ileri sürülen iddialarının bir kısmında dahi haklı çıkan başvuru sahibine itiraz konusu kural uyarınca başvuru bedelinden herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bununla birlikte başvuru sahibinin iddialarının en azından bir kısmının Kurum tarafından haklı bulunmasının, ihaleyi yapan idarenin ihale sürecindeki bazı işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geleceği de açıktır. Bu durumda kurallar gereği idarenin hukuka aykırı işleminin sonuçlarından dolayı kişilere külfet yüklemesi ise kaçınılmaz olacaktır. Kişinin Kuruma yatırdığı bedeli ihaleyi yapan idareye karşı açacağı ayrı bir dava ile idareden isteyebileceği söylenebilse dahi ayrı bir davaya zorlanıyor olması da yeni bir külfet olarak nitelendirilebilecektir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Farmasol Tıbbi Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. (2), § 49). Bu itibarla başvuru sahibinin şikâyet başvurusunda haklı çıktığı iddiaları dikkate alınmaksızın iddialarının tamamında haklı çıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kuralların kişilere aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır." şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olup, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
Anayasa'nın 153. maddesinin 3. fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; 5. fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; 6. fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.
Ayrıca, Anayasa'nın 152. maddesinin 3. fıkrasında; "...Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." kuralına yer verilmiştir. Bu hükmün getiriliş amacı Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararlarının, itiraz yoluna başvurulmasını isteyen kişi ya da kişiler tarafından açılan davaların yanı sıra, iptal edilen hüküm ya da hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan kişiler tarafından açılan ve görülmekte olan davalarda da dikkate alınmasını gerektirmektedir.
Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir Kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşecektir.
Bir başka anlatımla; Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle, yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olup, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin açmış olduğu davalarda da; hak veya menfaat ihlaline neden olan kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. Bu itibarla, Resmi Gazete'de yayımlanarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılan Anayasa Mahkemesi kararının bakılan davada uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın ve 4734 sayılı Kanun'a 7421 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle eklenen geçici 21. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle yasal dayanağı kalmayan, itirazen şikayet bedelinin iade edilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı şirket tarafından ödenen itirazen şikayet başvuru bedeli olan 202.718-TL'nin davacıya iadesi gerekmektedir…” gerekçeleriyle mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline ve davacı şirket tarafından ödenen itirazen şikayet başvuru bedeli olan 202.718,00 TL'nin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1) Kamu İhale Kurulu'nun 14.05.2025 tarihli ve 2025/UH.II-1133 sayılı kararının, başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptaline,
2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 202.718,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine,
Oybirliği ile karar verildi.
2025/MK-224 Mahkeme Kararı 26.11.2025
Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi
Önceki kurul kararının iptaline
Kararın tam metnini oku
Bayrampaşa Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/270635 ihale kayıt numaralı "Kent Temizliği Araç Kiralama İşi" ihalesine ilişkin olarak Venüs Eda Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 14.05.2025 tarihli ve 2025/UH.II-1133 sayılı karar ile "4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline " karar verilmiştir.
Davacı Temay Temizlik Hizmetleri San. ve Dış. Tic. A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 10.07.2025 tarih ve E:2025/924, K:2025/995 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararına yönelik yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay 13. Dairesi'nin 18.09.2025 tarih ve E:2025/2114, K:2025/2740 sayılı kararında, başvuru sahibinin dava konusu kararda değerlendirmesi yapılan 3'üncü iddiasına ilişkin olarak "…Dava konusu Kurul kararıyla, Teknik Şartname'de, yüklenicinin sorumluluğunun araçların donanım ve bakım eksikliğinden kaynaklanan hasarlarla mı sınırlı yoksa idarenin personelinin kusurundan kaynaklanan hasarları da kapsayacak şekilde mi olduğunun net olarak anlaşılamadığı ve anılan belirsizliğin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte olduğu gerekçesiyle ihalenin iptaline karar verilmiş ise de, anılan ihaleye ait Teknik Şartname'nin 5. maddesinin (d) bendinin son cümlesinde, hizmet süresince araçların donanım, bakım eksikliğinden kaynaklanan veya ekipmanların eksik olması nedeniyle ortaya çıkabilecek durumlara yönelik olarak yüklenicinin sorumluluğu düzenlenmiş olup, anılan durumlar nedeniyle ortaya çıkabilecek her türlü hasar ve zararlar ile üçüncü kişilere verilecek zarar ve ziyanların yüklenici tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Nitekim, anılan maddenin (d) bendinin ikinci cümlesi de, aynı Şartname'nin 4. maddesinin (g) bendinde yer verilen, "İhale kapsamında çalıştırılacak tüm araçların sevk ve idaresinde kullanılmasına yönelik tüm şoför, operatör ve yardımcı personel ihtiyacı idaremiz tarafından karşılanacaktır." düzenlemesiyle uyumlu olarak, ihale süreci boyunca araç kullanıcıları ve/veya yardımcılarının amaçları dışında veya hatalı kullanması, ihmali ve dikkatsizliği nedeniyle sebebiyet vereceği kazalar ve hasarlar neticesinde, araçlara verilecek zarar ve ziyanlardan araç kullanıcısı ve/veya yardımcılarının sorumlu olacağı şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda, Teknik Şartname'nin 5. maddesinin (d) bendinin son cümlesi bir bütün halinde değerlendirildiğinde, yüklenicinin hangi durumlarda üçüncü kişilere verilen zararlardan sorumlu tutulacağı konusunda anılan düzenlemede bir belirsizlik bulunmadığı, anılan bentte yüklenicinin sorumluluğunun kapsamının açıkça belirtildiği, yine Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nde de yüklenicinin genel sorumluluklarının düzenlendiği, bu Şartname'nin de sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu hususları dikkate alındığında, ihale dokümanının uyuşmazlığa konu kısmında ihale mevzuatına aykırı bir husus bulunmadığından, ihalenin iptaline yönelik dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu Kurul kararının bu iddiaya ilişkin yapılan değerlendirme yönünden iptaline karar verilmiştir.
Dava konusu Kurul Kararı'nda, başvuru sahibinin 2'nci iddiası kapsamında öne sürülen, "8+1 Kişilik Damperli Kamyon", "Çok Amaçlı Kamyon (4x4) (Değiştirilebilir Şasi Ekipmanlı Su Tankeri ve Kar Küreme-Tuzlama Aracı)", "Büyük Çöp Kamyonu" ve "Küçük Çöp Kamyonu" için belirlenen teknik özelliklerinin ihaleye katılımı daraltan ve belli bir marka ve modeli işaret eden nitelikte olduğuna ilişkin hususların incelenmesi için araçların teknik özelliklerine ilişkin araştırma yapılması gerektiği anlaşılmış olmakla birlikte, başvuru sahibinin 3'üncü iddiası çerçevesinde ihalenin iptal edilmesi gerektiği görüldüğünden, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ve işlem tasarrufunun sağlanması amacıyla ek bir araştırma yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiş ve başvuru sahibinin 2'nci iddiasında öne sürülen hususlar incelenmemiştir.
Anayasa'nın 138'inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28'inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulu'nun 14.05.2025 tarihli ve 2025/UH.II-1133 sayılı kararının, başvuru sahibinin 3'üncü iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmeleri içeren kısmının iptaline,
2) "8+1 Kişilik Damperli Kamyon", "Çok Amaçlı Kamyon (4x4) (Değiştirilebilir Şasi Ekipmanlı Su Tankeri ve Kar Küreme-Tuzlama Aracı)", "Büyük Çöp Kamyonu" ve "Küçük Çöp Kamyonu" için belirlenen teknik özelliklerinin ihaleye katılımı daraltan ve belli bir marka ve modeli işaret eden nitelikte olduğuna ilişkin başvuru sahibinin 2'nci iddiasının esasının incelenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
Kaynak: Kamu İhale Kurumu (KİK) kurul kararları. Bu ihaleye ait itirazen şikayet başvuruları sonucu verilen kararlardır.
📊 Kırım İstatistikleri

Bu idare, önceki benzer ihalelerinde yaklaşık maliyetin ortalama %13 altına sözleşme imzalamıştır.

%13
Ortalama kırım
%3 – %21
İhalelerin çoğu bu aralıkta
💡 Örnek: yaklaşık maliyet 10.000.000 ₺ ise, yukarıdaki kırım aralığına karşılık gelen sözleşme bedelleri kabaca 7.920.000 – 9.700.000 ₺ arasındadır.
🗄️ İSTANBUL ili (Hizmet Alımı) kapsamında 15,457 ihaleden hesaplandı · Geçmişe dayalı tahmindir Sorumluluk reddi beyanı Diyosis, bu analizi geçmiş ihalelerdeki verilere dayanarak tahmini olarak hesaplamıştır. Bağlayıcı değildir, resmi bir değerlendirme niteliği taşımaz. Sorumluluk kabul edilmez.
Sonuç Henüz Açıklanmadı
Bu ihale henüz sonuçlanmamış. Sonuç bilgileri açıklandığında otomatik olarak güncellenecek.
🔔 Bildirim Al
WhatsApp'tan yazın