Ana Sayfa › KİK Kurul Kararları › 2026/MK-250
Kamu İhale Kurulu Kararı

2026/MK-250

Mahkeme Kararı Önceki kurul kararının iptaline
Toplantı No2026/029
Gündem No26
Karar Tarihi22.07.2026
Karar TürüMahkeme
İhaleyi Yapan İdare
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Bu idarenin 32 ihalesi KİK'e taşınmış, 1 kararda ihale iptal edilmiş.
Başvuru Sahibi
Kontrolmatik Teknoloji Enerji Ve Mühendislik A.Ş. Bu firma 3 ihaleyi KİK'e taşımış (6 karar).

Karar Metni

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/152288 ihale kayıt numaralı “Avrupa Bölgesi İçme Suyu Ana Dağıtım Sisteminde Mevcut Yapıların İyileştirilmesi ve Arızalı Debimetrelerin Değişimi-II” ihalesine ilişkin olarak Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik A.Ş. tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 29.05.2025 tarihli ve 2025/UY.II-1243 sayılı karar ile …başvuru sahibinin itirazen şikâyete konu iddialarının tamamında haklı bulunması halinde başvuru bedeli iadesinin söz konusu olabileceği dikkate alındığında, yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler neticesinde, başvuru sahibinin iddialarında haklı bulunmadığı anlaşıldığından başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesi için Kanun’un öngördüğü şekilde "başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması" koşulunun gerçekleşmediği, dolayısıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ↗’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendi hükmü gereğince başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı…

Sonuç olarak, yukarıda belirtilen mevzuata aykırılıkların düzeltici işlemle giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edildiğinden, IDS Sistem Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi-Vıvavıs AG İş Ortaklığı’nın teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

…

Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine… karar verilmiştir.

Davacı Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik A.Ş. tarafından açılan davada, Ankara 20. İdare Mahkemesinin E:2025/989 sayılı dosyasında açılan davada, anılan Mahkeme'nin 17.10.2025 tarihli ve E:2025/989, K:2025/1586 sayılı kararı ile; “dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından ödenen tutarın (202.718,00-TL'nın) dava açılış (07/07/2025) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,” karar verilmesi üzerine,

Söz konusu Mahkeme kararının yerine getirilmesini teminen alınan 19.11.2025 tarihli ve 2025/MK-214 sayılı Kurul kararı ile …1- Kamu İhale Kurulunun 29.05.2025 tarihli ve 2025/UY.II-1243 sayılı kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığına yönelik kısmının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 202.718,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin 07.07.2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte başvuru sahibine iadesine,

… karar verilmiştir.

Ankara 20. İdare Mahkemesinin 17.10.2025 tarihli ve E:2025/989, K:2025/1586 sayılı kararı üzerine yapılan istinaf incelemesi sonucunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 12.02.2026 tarihli ve E:2025/1817, K:2026/273 sayılı kararı ile " istinaf başvurusunun reddine ” karar verilmiştir.

Söz konusu kararın temyizen incelenmesi neticesinde, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 13.05.2026 tarihli ve E:2026/2751, K: 2026/1736 sayılı kararı ile …1. 29/05/2025 tarih ve 2025/UY.II-1243 sayılı Kurul kararının itirazen sikayet basvuru bedelinin iade edilmemesine iliskin kısmı bakımından:

Dava konusu islemin tesis edildigi tarihte yürürlükte bulunan haliyle 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) bendinde, itirazen sikayet basvuru bedelinin iadesi, başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması sartına baglanmıs olup, bu sartın gerçeklesmemesi halinde basvuru bedelinin iade edilmeyecegi belirtilmistir.

Bu düzenleme uyarınca, basvuru sahibinin iddialarının bir kısmında haklı bulunması halinde dahi basvuru bedelinin tamamen iade edilmemesi sonucu dogmakta olup, somut olayda da davacı sirket tarafından ileri sürülen iddiaların bir kısmı Kurul tarafından yerinde görülerek düzeltici islem belirlenmesine karar verilmesine ragmen, davacı sirketin iddialarının tamamında haklı bulunmadıgı gerekçesiyle basvuru bedelinin iade edilmemesine karar verilmistir.

Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla, anılan düzenlemenin, basvuru sahibinin iddialarının bir kısmında haklı bulunmasına rağmen basvuru bedelinin iade edilmemesine yol açması nedeniyle mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale teskil ettigi ve hak arama özgürlügü ile kamu yararı arasında kurulması gereken dengeyi bozdugu gerekçeleriyle iptaline karar verilmis; iptal gerekçesinde özellikle kısmen haklı bulunan basvuru sahipleri yönünden haklılık oranı esas alınarak iade imkanı tanınmamasının anayasal ilkelere uygun olmadıgı vurgulanmıstır.

Anılan Anayasa Mahkemesi kararını takiben kanun koyucu tarafından yapılan düzenlemede, basvuru bedelinin, basvuru dilekçesinde yer verilen iddialardan uygun bulunanlar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karsılık gelen kısmının Kurul kararı ile basvuru sahibine iadesine karar verilecegi kuralına yer verildiginden, itirazen sikayet basvurusunda ileri sürülen iddiaların bir kısmında haklı bulunan basvuru sahibinin kısmen haklı bulundugu hallerde basvuru bedelinin iadesinin haklılık oranı esas alınarak belirlenmesi gerektigi açıktır.

Somut olayda, davacı sirketin itirazen sikayet basvurusunda ileri sürdügü iddiaların bir kısmının Kurul tarafından yerinde görülerek düzeltici islem belirlenmesine karar verildigi, ancak iddiaların tamamında haklı bulunmadıgı gerekçesiyle basvuru bedelinin iade edilmediği anlasılmakta olup, bu yönüyle dava konusu islemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, uyusmazlıkta davacı sirketin iddialarının tamamında degil, bir kısmında haklı bulundugu açık oldugundan, basvuru bedelinin tamamının iadesine hükmedilmesi de hukuken mümkün degildir.

Bu durumda, dava konusu Kurul kararının basvuru bedelinin iadesine iliskin kısmının, Anayasa Mahkemesi kararı ve sonrasında yapılan yasal düzenleme çerçevesinde, davacı sirketin haklı bulundugu iddialar esas alınarak yeniden degerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, temyize konu Bölge Idare Mahkemesi kararının, dava konusu Kurul kararının itirazen sikayet basvuru bedelinin iade edilmemesine iliskin kısmının iptaline dair Idare Mahkemesi kararına yönelik istinaf basvurusunun reddine iliskin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

2. Davacı sirketin ödedigi itirazen sikayet basvuru bedelinin dava tarihinden itibaren isleyecek yasal faiziyle birlikte davacı sirkete ödenmesi bakımından:

Bakılan uyusmazlıkta, davacı sirketin iddialarının tamamında degil, bir kısmında haklı bulundugu açık olup, aktarılan Anayasa Mahkemesi kararı ile anılan karar sonrası yapılan yasal düzenlemeler uyarınca basvuru bedelinin iadesinin haklılık oranı esas alınarak ve davacı sirketin haklı bulundugu iddialar dikkate alınmak suretiyle Kurul tarafından yeniden belirlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda, Kurul tarafından yapılacak haklılık degerlendirmesi sonucuna göre iade edilecek basvuru bedeli belirleneceginden, Kurul kararının basvuru bedelinin iade edilmemesine iliskin kısmının iptali ile yetinilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, Idare Mahkemesi kararının, davacı sirketin ödedigi itirazen sikayet başvuru bedelinin tamamının yasal faiziyle birlikte davacı sirkete ödenmesine karar verilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf basvurusunun reddine dair Bölge Idare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır…

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin kısmen reddine;

2. Ankara Bölge Idare Mahkemesi 8. Idari Dava Dairesinin 12/02/2026 tarih ve E:2025/1817, K:2026/273 kararının, dava konusu Kurul kararının itirazen sikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine iliskin kısmının iptali yolundaki Idare Mahkemesi kararına yönelik istinaf basvurusunun reddine dair kısmında, 2577 sayılı Idari Yargılama Usulü Kanunu ↗'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadıgından, anılan kararın bu kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,

3. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne;

4. Temyize konu Bölge Idare Mahkemesi kararının, davacı sirketin ödedigi itirazen sikayet basvuru bedelinin yasal faiziyle birlikte davacı sirkete ödenmesi isteminin kabulü yolundaki Idare Mahkemesi kararına yönelik istinaf basvurusunun reddine dair kısmının, 2577 sayılı Idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

… şeklinde karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında yapılan yasal düzenleme çerçevesinde değerlendirme yapıldığında,

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez… hükmü yer almaktadır.

Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin toplam 4 iddiasından 1 iddiasında haklı bulunduğu tespit edilmiş olup, haklılık oranı 1/4 olarak belirlenmiştir. Başvuru sahibi tarafından Kurum şikayet gelirleri hesabına 202.718,00 TL başvuru bedelinin yatırıldığı dikkate alındığında, Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde yazılı talepte bulunulması halinde, söz konusu bedelin haklılık oranına karşılık gelen 50.679,50 TL’lik kısmının iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1) Kamu İhale Kurulunun 19.11.2025 tarihli ve 2025/MK-214 sayılı kararında yer verilen “202.718,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin 07.07.2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte başvuru sahibine iadesine” yönelik değerlendirmelerin iptaline,

2) Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin dört iddiasından birinde haklı olduğu, dolayısıyla haklılık oranına karşılık gelen tutarın dışındaki tutarın geri alınması gerektiğinden, 19.11.2025 tarihli ve 2025/MK-214 sayılı Kurul kararı ile iadesi yapılmış başvuru bedelinin 152.038,50 TL'lik kısmının Kurul kararının bildirim tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde geri alınmasına,

19.11.2025 tarihli ve 2025/MK-214 sayılı Kurul kararı üzerine iadesi yapılmış olan 202.718,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin dava açılış tarihinden (07.07.2025) itibaren ödenen yasal faizinin Kurul kararının bildirim tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde geri alınmasına,

Oybirliği ile karar verildi.