TCDD 3Bölge Destek Hizmetleri Servis Müdürlüğü, İzmir İli Merkezinde Çalışan İşçi, Kadrolu Ve Sözleşmeli Memur Personeline Ait İaşe Hizmet Alımı
İlan metni bulunmuyor
Bu ihalenin ilan metni henüz sisteme işlenmemiş.
İlanı EKAP üzerinden kontrol ediniz.
Şartname henüz işlenmedi
İhale dokümanı indirilip ayrıştırılmamış.
Doküman işlendiğinde bu bölüme eklenecektir.
İş kalemi detayı bulunmuyor
Bu ihale için birim fiyat cetveli çıkarılamadı.
Kalem listesi için resmi dokümanı inceleyiniz.
İdare bilgileri bulunmuyor
İdarenin adres ve iletişim bilgileri şartnameden çıkarılamadı.
İletişim bilgilerini EKAP ilanından teyit ediniz.
Zeyilname bulunmuyor
Bu ihalede düzeltme ilanı veya zeyilname yayımlanmamış.
Zeyilname ihale gününe kadar yayımlanabilir; resmi kaynaklardan da kontrol ediniz.
Kırım istatistiği üretilemedi
Benzer ihalelerde yeterli geçmiş veri bulunamadı.
Sonuç ilanı yayımlanmamış
İhale sonuçlansa bile sonuç ilanı ayrıca yayımlanır.
Sonuç ilanı yayımlandığında, bu bölüme eklenecektir.
Kararın tam metnini oku
Davacı Çözüm Kurumsal Danışmanlık Sosyal Hizmetler Bilgisayar İnşaat Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından anılan Kurul kararının itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi yönünden iptali istemiyle açılan davada, Ankara 19. İdare Mahkemesinin 16.06.2026 tarihli ve E:2026/117, K:2026/956 sayılı kararında “ …Dava dosyasının incelenmesinden, TCDD 3. Bölge Müdürlüğü tarafından 28.11.2025 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen 2025/1907575 İhale Kayıt Numaralı “TCDD 3. Bölge Destek Hizmetleri Servis Müdürlüğü İzmir İli Merkezinde Çalışan İsçi, Kadrolu ve Sözleşmeli Memur Personeline Ait İaşe Hizmet Alımı” ihalesine katılan isteklilerden davacı şirket tarafından ihale makamına yapılan şikâyet başvurusunun reddi üzerine yapılan 05.12.2025 tarihli itirazen şikâyet başvurusunun Kamu İhale Kurumunun 24/12/2025 ve 2025/UH.II-2835 sayılı kararı ile kısmen kabulü ile anılan ihalenin iptaline karar verilmesi sonrasında Kamu İhale Kurumunun itirazen şikâyet bedelinin iadesine ilişkin ret kararının iptali ile 101.344,00 TL itirazen sikayet başvurusunun tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından savunma dilekçesinde de belirtildiği üzere, dava konusu işlem, yukarıda belirtilen mevzuat hükmüne (4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendi) dayanılarak tesis edilmiştir.
…
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yasal dayanağı olan kuralın Anayasaya ve hukuka aykırı olduğu hususunun Anayasa Mahkemesinin kararı ile ortaya konularak iptal edildiği, Anayasa Mahkemesi'nin bu kararının 26/3/2025 tarih ve 32853 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı ve Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülerek kararın yürürlüğünün ertelendiğinin karar altına alındığı anlaşılmakla birlikte, Anayasa Mahkemesi kararlarının yürürlüğü ertelenmediği takdirde kararın Resmi Gazetede yayımlanmasıyla birlikte yürürlükten kalkacağı ve yürürlükten kalkan Kanun hükümlerine istinaden herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği açık olmasına rağmen Anayasa Mahkemesi kararın yürürlüğe girmesini ertelediği takdirde durum bu kadar açık olmayıp, bu hususun açıklığa kavuşturulması önem arz etmektedir.
Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
…
Bu durumda, Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümemesi ile amaçlanan hususun, kanunlara duyulan saygının sarsılmaması ve kanunun uygulanması ile elde edilen sübjektif kazanılmış hakların korunması ve hukuk güvenliğinin zedelenmemesi olduğu, kazanılmış hakkın ise kişinin bulunduğu statüden doğan tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş, kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklar için söz konusu olacağı, kazanılmış hakkı ilgilendirmeyen idari işlemlerin dayanağı olan kanun maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümemesinin, kişilerin hukuki güvenliğinin tesisi bir yana hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağı, bu açıdan, iptal kararının geriye yürümemesi ilkesinin, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş bir kanun hükmüne dayanarak idarenin işlem tesis etmesine gerekçe olmaması gerektiği, idarenin bu kapsamda değerlendirilecek kazanılmış bir hakkı bulunduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, iptal kararlarının geriye yürümemesi kuralının mutlak bir şekilde uygulandığı hallerde, iptal kararına kadar kanunun uygulanmasından olumsuz bir etki görenlerin bir bakıma cezalandırılmış olacağı, dahası iptal kararı ile artık kanun artık “uygulanamaz” hale geldiğinden, o kanun hükmüne dayalı hak elde etmiş olanlar ile aralarında eşitlik ilkesini tesisin de mümkün olamayacağı açık olup, dava konusu işlemin dayanağı olan kanun hükmünün yukarıda anılan karar ile iptal edilmiş olması karsısında, davacının durumunun oluşan yeni duruma göre değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, davacının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendi uyarınca iddialarının tamamında haklı bulunması koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle tesis edilen Kurul kararının bu kısmının Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle yasal dayanaktan yoksun hale geldiği görüldüğünden, ihale başvuru bedelinin iadesine karar verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, 25/12/2025 tarih ve 33118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11. maddesi ile, "İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez. Başvuru dilekçesinde aynı iddia kapsamında birden fazla hususa yer verilmesi halinde bu hususlar Kurum tarafından ayrı birer iddia olarak değerlendirilir. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen onbes gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılır. Bu süre içinde ödeme yapılamaması halinde, sürenin bitiminden itibaren ödeme tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz işletilir." seklinde değiştirildiği hususu da değerlendirildiğinde, itirazen şikâyet başvurusunun 05.12.2025 tarihinde gerçekleştiği, anılan tarihte yürürlükte olan dava konusu işleme dayanak teşkil eden olan kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği, kanunların geriye yürümezliği kuralı karşısında 25/12/2025 tarihli düzenlemenin somut olayda uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, itirazen şikâyet başvuru bedelinin ödeme tarihi olan 05/12/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine… ” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1- Kamu İhale Kurulunun 24.12.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2835 sayılı kararının "başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı" kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 101.344,00 TL itirazen şikayet başvuru bedelinin 05.12.2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte başvuru sahibine iadesine,
Oybirliği ile karar verildi.
Bu idare, önceki benzer ihalelerinde yaklaşık maliyetin ortalama %10 altına sözleşme imzalamıştır.