Ana Sayfa › KİK Kurul Kararları › 2026/MK-238
Kamu İhale Kurulu Kararı

2026/MK-238

Mahkeme Kararı Önceki kurul kararının iptaline
Toplantı No2026/026
Gündem No107
Karar Tarihi03.07.2026
Karar TürüMahkeme
İhaleyi Yapan İdare
İGDAŞ İSTANBUL GAZ DAĞITIM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Bu idarenin 9 ihalesi KİK'e taşınmış, 1 kararda ihale iptal edilmiş.
Başvuru Sahibi
Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi Bu firma 4 ihaleyi KİK'e taşımış (9 karar).
Başvuruya Konu İhale
12 Ay Süreli Yemek Temini ve Servisi Hizmeti İKN 2025/181213 · İSTANBUL · İhale tarihi 24.03.2025

Karar Metni

İstanbul Gaz Dağıtım ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan 2025/181213 ihale kayıt numaralı "12 Ay Süreli Yemek Temini ve Servisi Hizmeti" ihalesine ilişkin olarak Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 30.04.2025 tarihli ve 2025/UH.I-1038 sayılı karar ile başvuru sahibinin 1’inci iddiası yerinde bulunarak "4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline" karar verilmiştir.

Söz konusu Kurul kararında ayrıca … başvuru sahibinin, iddialarının tamamında haklı bulunmadığı anlaşıldığından başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesi için Kanunun öngördüğü şekilde “başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması koşulunun gerçekleşmediği, dolayısıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ↗’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendi hükmü gereğince başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığı …” ifade edilmiştir.

Anılan Kurul kararına karşı Zafra* Temizli* İn*. Gıda. Elk. Elkt. Or. Ürn. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle, Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi tarafından ise Kurul kararının itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesi yönünden iptali istemiyle dava açılmıştır.

Davacı Zafra* Temizli* İn*. Gıda. Elk. Elkt. Or. Ürn. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli ve E: 2025/783, K: 2025/1103 sayılı kararı ile dava konusu işlemin başvuru sahibinin 1'inci iddiası bakımından iptaline karar verilmiştir. Anılan Mahkeme kararının uygulanmasını teminen alınan 23.07.2025 tarihli ve 2025/MK-134 sayılı Kurul kararı ile ”1) Kamu İhale Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2025/UH.I-1038 karar sayılı kararının başvuru sahibinin 1'inci iddiasına ilişkin değerlendirmeleri içeren kısmının iptaline,

2) Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine... ” karar verilmiştir.

Ankara 10. İdare Mahkemesinin kararının temyiz edilmesi neticesinde alınan Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25.09.2025 tarihli ve E: 2025/1994, K: 2025/2830 sayılı kararında ilk derece mahkemesi tarafından alınan kararın farklı gerekçeyle onanmasına karar verilmiş olup anılan kararın uygulanmasını teminen alınan 05.11.2025 tarihli ve 2025/MK-198 sayılı Kurul kararı ile 1- Kamu İhale Kurulunun 23.07.2025 tarihli ve 2025/MK-134 sayılı kararının iptaline,

2- Kamu İhale Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2025/UH.I-1038 sayılı kararının başvuru sahibinin 1'inci iddiasına ilişkin değerlendirmelerini içeren kısmının iptaline,

3- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine… karar verilmiştir.

Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi tarafından ise Kurul kararının itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesi yönünden iptali istemiyle açılan davada, Ankara 12. İdare Mahkemesinin 26.09.2025 tarihli ve E: 2025/757, K:2025/1339 sayılı kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi tarafından Ankara 12. İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş olup Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 14.01.2026 tarihli ve E: 2025/1815, K: 2026/22 sayılı kararında "...Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir Kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşecektir.

Bir başka anlatımla; Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle, yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olup, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin açmış olduğu davalarda da; hak veya menfaat ihlaline neden olan kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. Bu itibarla, Resmi Gazete'de yayımlanarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılan Anayasa Mahkemesi kararının bakılan davada uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın ve 4734 sayılı Kanun'a 7421 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle eklenen geçici 21. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle yasal dayanağı kalmayan dava konusu kararın itirazen şikayet bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Diğer yandan, dava konusu kararın itirazen şikayet bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı şirket tarafından ödenen itirazen şikayet başvuru bedelinin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmektedir...” gerekçelerine yer verilerek Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 26.09.2025 tarihli ve E:2025/757, K:2025/1339 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin itirazen şikâyet başvuru bedelinin ödenmemesine ilişkin kısmının iptaline ve davacı tarafından ödenen başvuru bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine Kamu İhale Kurulu tarafından 04.02.2026 tarihli ve 2026/MK-31 sayılı karar ile …1) Kamu İhale Kurulunun 30.04.2025 tarih ve 2025/UH.I-1038 sayılı kararının başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığına ilişkin kısmının iptaline,

2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 152.021,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin yasal faiziyle birlikte başvuru sahibine iadesine… karar verilmiştir.

Bu defa söz konusu karara ilişkin olarak Kurum tarafından yapılan temyiz başvurusu neticesinde; Danıştay Onüçüncü Dairesi Başkanlığı'nın 31.03.2026 tarih ve E: 2026/416, K: 2026/1083sayılı kararı ile "1. 30/04/2025 tarih ve 2025/UH.I-1038 sayılı Kurul kararının, itirazen şikayet başvurusu bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmı bakımından:

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 4734 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (j) bendinde, itirazen şikâyet başvurusu bedelinin iadesi, başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması şartına bağlanmış olup; bu şartın gerçekleşmemesi hâlinde başvuru bedelinin iade edilmeyeceği belirtilmiştir.

Bu düzenleme uyarınca, başvuru sahibinin iddialarının bir kısmında haklı bulunması hâlinde dahi başvuru bedelinin tamamen iade edilmemesi sonucu doğmakta olup, somut olayda da davacı tarafından ileri sürülen iddiaların bir kısmı Kurul tarafından yerinde görülerek ihalenin iptaline karar verilmesine rağmen, iddiaların tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle başvuru bedelinin iade edilmemesine karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla, anılan düzenlemenin, başvuru sahibinin iddialarının bir kısmında haklı bulunmasına rağmen başvuru bedelinin iade edilmemesine yol açması nedeniyle mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale teşkil ettiği ve hak arama özgürlüğü ile kamu yararı arasında kurulması gereken dengeyi bozduğu gerekçeleriyle iptaline karar verilmiş; iptal gerekçesinde özellikle kısmen haklı bulunan başvuru sahipleri yönünden haklılık oranı esas alınarak iade imkânı tanınmamasının anayasal ilkelere uygun olmadığı vurgulanmıştır.

Anılan Anayasa Mahkemesi kararını takiben kanun koyucu tarafından yapılan düzenleme de, başvuru bedelinin, başvuru dilekçesinde yer verilen iddialardan uygun bulunanlar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verileceği kuralına yer verildiğinden, itirazen şikayet başvurusunda ileri sürülen iddiaların bir kısmında haklı bulunan başvuru sahibinin kısmen haklı bulunduğu hâllerde başvuru bedelinin iadesinin haklılık oranı esas alınarak belirlenmesi gerektiği açıktır.

Somut olayda, davacının itirazen şikayet başvurusunda ileri sürdüğü iddiaların biri Kurul tarafından yerinde görülerek ihalenin iptaline karar verildiği, ancak iddiaların tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle başvuru bedelinin iade edilmediği anlaşılmakta olup, bu yönüyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, uyuşmazlıkta başvuru sahibinin iddialarının tamamında değil, bir kısmında haklı bulunduğu açık olduğundan, başvuru bedelinin tamamının iadesine hükmedilmesi de hukuken mümkün değildir.

Bu durumda, dava konusu Kurul kararının, başvuru bedelinin iadesine ilişkin kısmının, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında yapılan yasal düzenleme çerçevesinde, başvuru sahibinin haklı bulunduğu iddialar esas alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Kurul kararının, itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptaline dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

2. Davacının ödediği itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi bakımından:

Uyuşmazlıkta, başvuru sahibinin iddialarının tamamında değil bir kısmında haklı bulunduğu açık olup, aktarılan Anayasa Mahkemesi kararı ile anılan karar sonrası yapılan yasal düzenleme uyarınca başvuru bedelinin iadesinin, haklılık oranı esas alınarak ve başvuru sahibinin haklı bulunduğu iddialar dikkate alınmak suretiyle Kurul tarafından yeniden belirlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda, Kurul tarafından yapılacak haklılık değerlendirmesi sonucuna göre iade edilecek başvuru bedeli belirleneceğinden, Kurul kararının başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptali ile yetinilmesi gerekirken, başvuru bedelinin tamamının davacıya ödenmesine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının, davacının ödediği itirazen şikayet başvuru bedelinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

…

2. Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacının ödediği itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığından temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 14/02/2026 tarih ve E:2025/1825, K:2026/22 sayılı kararının bu kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ↗'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

3. Davalının temyiz isteminin kısmen reddine;

4. Temyize konu kararın, davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan kararın bu kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA…” kesin olarak karar verilmiştir.

Söz konusu kararda, Kurul tarafından yapılacak haklılık değerlendirmesi sonucuna göre iade edilecek başvuru bedelinin belirleneceğinin ifade edildiği, Kurulca alınan 30.04.2025 tarihli ve 2025/UH.I-1038 sayılı kararda başvuru sahibi Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi’nin dört iddiasından bir iddiasında haklı olduğu, ancak Zafra* Temizli* İn*. Gıda. Elk. Elkt. Or. Ürn. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli ve E: 2025/783, K: 2025/1103 sayılı kararı ile dava konusu işlemin, başvuru sahibinin 1'inci iddiası bakımından iptaline karar verildiği, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25.09.2025 tarihli ve E: 2025/1994, K: 2025/2830 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının farklı gerekçeyle onandığı, anılan mahkeme kararın uygulanmasını teminen alınan 05.11.2025 tarihli ve 2025/MK-198 sayılı Kurul kararı ile Kamu İhale Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2025/UH.I-1038 sayılı kararının başvuru sahibinin 1'inci iddiasına ilişkin değerlendirmelerini içeren kısmının iptaline ve anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verildiği; netice olarak Venüs Eda Sağlık Ürünleri Limited Şirketi’nin ileri sürdüğü iddialarında haklı bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1) Kamu İhale Kurulunun 04.02.2026 tarihli ve 2026/MK-31 sayılı kararının iptaline,

2) Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin ileri sürdüğü iddialarında haklı bulunmadığı tespit edilmiş olup Kanun’da öngörülen şekilde bir haklılık oranı oluşmadığından 04.02.2026 tarihli ve 2026/MK-31 sayılı Kurul kararı ile iadesi yapılmış başvuru bedelinin yasal faizi ile birlikte geri alınmasına,

Oybirliği ile karar verildi.