2018/MK-44
Karar Metni
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2016/209780 ihale kayıt numaralı “2016 Yılı 2. Bölge Asfalt Yapım ve Onarımı ” ihalesine ilişkin olarak Güven İnşaat Turizm Madencilik Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 10.08.2016 tarihli ve 2016/UY.III-2019 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Güven İnşaat Turizm Madencilik Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesi tarafından verilen 16.12.2016 tarihli ve E:2016/3780 K:2016/5665 sayılı karar ile “davanın reddine” karar verilmiş olup, söz konusu Mahkeme kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından verilen 03.05.2017 tarih ve E:2017/585, K:2017/1281 sayılı karar ile “kısmen onama/ kısmen bozma” kararı verilmiştir.
Bu doğrultuda, bahse konu Mahkeme kararının uygulanmasını teminen Kurul tarafından alınan 16.08.2017 tarihli ve 2017/MK-382 sayılı karar ile “1- Kamu İhale Kurulunun 10.08.2016 tarihli ve 2016/UY.III-2019 sayılı kararının başvuru sahibinin “ruhsatlı taş ocağı belgelerinin isteniş şeklinin kamu ihale mevzuatına aykırı olduğu” iddiasının değerlendirildiği kısmının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin “ruhsatlı taş ocağı belgelerinin isteniş şeklinin kamu ihale mevzuatına aykırı olduğu” iddiasının esas yönünden incelenmesine” karar verildiği anlaşılmıştır.
Bunun üzerine başvuru sahibinin “ruhsatlı taş ocağı belgelerinin isteniş şeklinin kamu ihale mevzuatına aykırı olduğu” yönündeki iddiasının esas yönünden incelenmesi neticesinde alınan 13.09.2017 tarihli ve 2017/UY.I-2491 sayılı Kurul kararı ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline” karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle, BUSKİ Genel Müdürlüğü ve Tarmac Agrega Mad. Yapı San. Tic. A.Ş. tarafından açılan davalarda, Ankara 2. İdare Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve E:2017/3401, K: 2017/4100 ve E:2017/2962, K:2017/4099 sayılı kararları ile “…Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 13.07.2016 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “2016 Yılı 2. Bölge Asfalt Yapım ve Onarımı” ihalesine dört istekli tarafından teklif verildiği, ihale komisyonu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde dört isteklinin de teklifinin geçerli kabul edildiği, ihalenin ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olan Tarmac Agrera Madencilik ve Yapı Sanayi Ticaret Anonim Şirketi üzerine bırakıldığı, ihale dokümanı satın alan ancak ihaleye teklif sunmayan dava dışı Güven İnşaat Turizm Madencilik Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan şikâyet başvurusunun reddi üzerine itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, bahse konu başvurunun 10.08.2016 tarihli ve 2016/UY.III-2019 sayılı Kurul kararı ile reddedildiği, Güven İnşaat Turizm Madencilik Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesi tarafından verilen 16.12.2016 tarihli ve E:2016/3780, K:2016/5665 sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verildiği, söz konusu Mahkeme kararının temyizi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından verilen 03.05.2017 tarihli ve E:2017/585, K:2017/1281 sayılı kararda özetle "...başvuru sahibinin ruhsatlı taş ocağı belgelerinin isteniş şeklinin kamu ihale mevzuatına aykırı olduğu iddiasının esas yönünden incelenmesi... ” gerektiği yönündeki gerekçe ile kısmen bozularak kısmen iptal kararı verilmesi üzerine davalı idare tarafından söz konusu iddiaya ilişkin yeniden inceleme yapıldığı ve 13.09.2017 tarihli ve 2017/UY.I-2491 sayılı Kurul kararı ile idare tarafından ruhsatlı taşocaklarına ilişkin istenilen belgelerin sunuluş şekline dair yapılan düzenlemenin mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle ihalenin iptaline karar verilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarımı yapılan Yönetmelik hükmü ile, istekliler tarafından ihaleye katılım amacıyla teklif dosyası kapsamında yeterlik kriterlerine ilişkin sunulan belgelerin, aslının, aslına uygunluğu noterce onaylanmış örneklerinin veya istenen belgelerin aslı yerine ihale veya son başvuru tarihinden önce idare tarafından “aslı İdarece görülmüştür” veya bu anlama gelecek şerh düşülen suretlerinin sunabilmelerine imkan tanınmıştır.
Dava konusu ihaleye ilişkin İdari Şartnamenin belgelerin sunuluş şekline ilişkin 7.7. maddesinde Yönetmelik hükmüne paralel düzenlemeye yer verildiği, mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin belgelerin düzenlendiği, 7.5 inci maddesinde taş ocağı ruhsatı veya noter onaylı kira sözleşmenin yanına aslının ibraz edileceğine dair açıklama düşüldüğü görülmektedir.
Bu durumda, her ne kadar ihale konusu iş kapsamında kullanılacak taş ocağına ilişkin ruhsat veya noter onaylı kira sözleşmenin, noter onaylı suretinin sunulması imkanı tanınmamış ise de, istenilen belgelerin aslı yerine ihale veya son başvuru tarihinden önce idare tarafından “aslı idarece görülmüştür” şerhi düşülmek suretiyle de verilebileceği, söz konusu ihaleye dört firmanın teklif verdiği, dört teklifinde geçerli kabul edildiği, düzenleme sebebiyle teklifi geçersiz sayılan veya değerlendirme dışı bırakılan istekli olmadığı, anılan düzenlemenin ihaleye teklif verilmesini ve rekabeti engellediğinin ortaya konulamadığı, Kurul kararına dayanak Danıştay kararının işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesine dayandığı ve ihalenin mutlaka iptalinin gerektiğine ilişkin bir hüküm içermediği, diğer taraftan ihaleye konu işin tamamlanma aşamasına geldiği, ihtiyaçların uygun şartlarda ve zamanında karşılanması gerektiği gibi ihalenin iptalini gerektiren başkaca somut bir nedenin de ortaya konulmadığı nazara alındığında, ihalenin iptaline ilişkin dava konusu Kurul kararında kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygunluk bulunmamıştır…” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ↗’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararların icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Kamu İhale Kurulunun 13.09.2017 tarihli ve 2017/UY.I-2491 sayılı kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince, itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.