VEKTÖRLE MÜCADELEDE KULLANILACAK ARAÇ KİRALAMA VE BİYOSİDAL İLAÇ ALIM İŞİ
İlan metni bulunmuyor
Bu ihalenin ilan metni henüz sisteme işlenmemiş.
İlanı EKAP üzerinden kontrol ediniz.
Şartname henüz işlenmedi
İhale dokümanı indirilip ayrıştırılmamış.
Doküman işlendiğinde bu bölüme eklenecektir.
İş kalemi detayı bulunmuyor
Bu ihale için birim fiyat cetveli çıkarılamadı.
Kalem listesi için resmi dokümanı inceleyiniz.
İdare bilgileri bulunmuyor
İdarenin adres ve iletişim bilgileri şartnameden çıkarılamadı.
İletişim bilgilerini EKAP ilanından teyit ediniz.
Zeyilname bulunmuyor
Bu ihalede düzeltme ilanı veya zeyilname yayımlanmamış.
Zeyilname ihale gününe kadar yayımlanabilir; resmi kaynaklardan da kontrol ediniz.
Kırım istatistiği üretilemedi
Benzer ihalelerde yeterli geçmiş veri bulunamadı.
Sonuç ilanı yayımlanmamış
İhale sonuçlansa bile sonuç ilanı ayrıca yayımlanır.
Sonuç ilanı yayımlandığında, bu bölüme eklenecektir.
Kararın tam metnini oku
İhalenin iptali, ihale sürecini sona erdiren ve bu süreçte tesis edilmiş idari işlemleri tesis tarihi itibariyle ortadan kaldıran bir işlem niteliğindedir. Bu çerçevede, bir ihale ve bu ihaleye ilişkin bir süreç kalmadığı, Kuruma yapılan başvurunun da ihalenin iptali işlemine karşı olmadığı anlaşıldığından başvuru hakkında karar verilmesine yer olmaması nedeniyle başvurunun reddi gerekmektedir…
Başvurunun reddine ” karar verilmiştir.
Davacı Halil Çalık tarafından anılan Kurul kararının “hukuki şartları taşımadığından başvuru bedelinin iadesi yönünden” iptali istemiyle açılan davada, Ankara 4. İdare Mahkemesinin 23.10.2025 tarih ve E:2025/565, K:2025/1699 sayılı kararı ile "dava konusu işlemin iptaline" karar verilmesi üzerine Kurulca alınan 26.11.2025 tarihli ve 2025/MK-221 sayılı karar ile “ 1)Kamu İhale Kumlunun 23.10.2024 tarihli ve 2024/UH.II-1370 sayılı kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığına yönelik kısmının iptaline,
2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 118.286,00 TL tutarında olan başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine” karar verilmiştir.
Söz konusu Mahkeme kararı üzerine yapılan istinaf incelemesi sonucunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 04.02.2026 tarih ve E:2025/1827, K:2026/180 sayılı kararı ile "istinaf başvurusunun reddine" karar verilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28.04.2026 tarih ve E:2026/2754, K:2026/1514 sayılı kararı ile “…Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla, anılan düzenlemenin, başvuru sahibinin iddialarının bir kısmında haklı bulunmasına rağmen başvuru bedelinin iade edilmemesine yol açması nedeniyle mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale teşkil ettiği ve hak arama özgürlüğü ile kamu yararı arasında kurulması gereken dengeyi bozduğu gerekçeleriyle iptaline karar verilmiş; iptal gerekçesinde özellikle kısmen haklı bulunan başvuru sahipleri yönünden haklılık oranı esas alınarak iade imkanı tanınmamasının anayasal ilkelere uygun olmadığı vurgulanmıştır.
Anılan Anayasa Mahkemesi kararını takiben kanun koyucu tarafından yapılan düzenlemede, başvuru bedelinin, başvuru dilekçesinde yer verilen iddialardan uygun bulunanlar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verileceği kuralına yer verildiğinden, itirazen sikayet başvurusunda ileri sürülen iddiaların bir kısmında haklı bulunan başvuru sahibine iade edilecek başvuru bedelinin haklılık oranı esas alınarak belirlenmesi gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Kurul kararında davacının itirazen şikayet başvurusunda ileri sürdüğü iddianın değerlendirilmediği, başvurudan bir gün önce ihalenin iptal edildiğinden bahisle başvuru hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, ayrıca başvuru bedeline yönelik olarak da kararda herhangi bir değerlendirmenin yer almadığı, anılan kararda davacının ödemiş olduğu başvuru bedelinin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin bir değerlendirme yapılmamasının mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığı anlaşıldığından, bu yönüyle dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu Kurul kararında, başvuru bedeline yönelik olarak Anayasa Mahkemesi kararı ve sonrasında yapılan yasal düzenleme çerçevesinde bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, uyuşmazlığa konu Kurul kararının, itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine yönelik karar alınmaması yönünden iptaline dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır…” gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1) Kamu İhale Kurulu’nun 26.11.2025 tarihli ve 2025/MK-221 sayılı kararının iptaline,
2) Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi yönünden esasının incelenmesine geçilmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
Kararın tam metnini oku
Başvurunun reddine ” karar verilmiştir.
Davacı Halil Çalık tarafından anılan Kurul kararının "başvuru bedelinin iadesi yönünden" iptali istemiyle açılan davada, Ankara 4. İdare Mahkemesinin 23.10.2025 tarihli ve E:2025/565, K:2025/1699 sayılı kararında “…Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen 2024/108441 ihale kayıt numaralı "Vektörle Mücadelede Kullanılacak Araç Kiralama ve Biyosidal İlaç Alım İşi" ihalesine ilişkin olarak 01.10.2024 tarihinde Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğu, aynı gün başka bir dilekçe ile de idare tarafından ihalenin iptal edildiğini yeni öğrendiğini bu nedenle itirazen şikayet başvurunun işleme alınmamasını ve başvuru bedelinin iadesini talep ettiği, başvurusunun " ...başvuru sahibinin 01.10.2024 tarihinde itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu, idare tarafından 30.09.2024 onay tarihli ihale komisyonu kararı ile ihalede geçerli teklif kalmadığı gerekçesi ile ihalenin iptal edildiği tespit edilmiştir. ... İhalenin iptali, ihale sürecini sona erdiren ve bu süreçte tesis edilmiş idari işlemleri tesis tarihi itibariyle ortadan kaldıran bir işlem niteliğindedir. Bu çerçevede, bir ihale ve bu ihaleye ilişkin bir süreç kalmadığı, Kuruma yapılan başvurunun da ihalenin iptali işlemine karşı olmadığı anlaşıldığından başvuru hakkında karar verilmesine yer olmaması nedeniyle reddi gerekmektedir." gerekçesiyle Kamu İhale Kurulunun 23.10.2024 tarih ve 2024/UH.II-1370 sayılı kararıyla reddine karar verilmesi üzerine anılan işlemin başvuru ücretinin iade edilmemesi yönünden iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta her ne kadar davalı idare tarafından, 4734 sayılı Kanunun 53. Maddesinin (j) fıkrası gereği başvurucuya başvuru ücretinin iade edilebilmesi için başvurucunun iddialarının tümünde haklı çıkması gerektiği söz konusu şartın somut olayda gerçekleşmediği başvurucunun başvurusunda ihalenin iptaline ilişkin bir talepte bulunmadığı ihalenin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı dolayısıyla kurumca başvuru ücretinin davacıya iade edilmediği ve ret kararı verildiği ileri sürülmüşse de davacının 01.10 2024 tarihinde davalı idareye itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu aynı tarihte verdiği diğer bir dilekçeyle özetle aynı gün itirazen şikayet başvurusunda bulunduğunu ancak ihaleyi yapan Mardin Büyükşehir Belediyesince 30.09.2024 tarihinde ihalenin iptaline karar verildiği, bu nedenle itirazen şikayet başvurusu işleme alınmayarak ödediği 118.286,00-TL başvuru ücretinin kendisine iadesini kurumdan talep ettiği davacının işbu talebine rağmen Kurumca işlemlere devam edilerek karar verildiği ve anılan kararda davacının iddialarına yönelik inceleme yapılmadığı dolayısıyla haklılık değerlendirmesi yapılmadığı, her ne kadar 4734 sayılı Kanunun 56. Maddesinin 3. Fıkrasında "Kanunda belirtilen sürelere ve usule uyulmadan sözleşme imzalanmış olması veya itirazen şikayet başvurusundan feragat edilmesi itirazen şikayet başvurusunun incelenmesine ve 54 üncü maddede sayılan kararlardan birinin alınmasına engel teşkil etmez." Hükmüne yer verilmişse de söz konusu hükümde bahsi geçen feragat kavramından Kurumca başvurunun esasına ilişkin inceleme yapıldığı aşamada başvuru sahibince itirazen şikayet talebinin koşulsuz şartsız geri alınması başka bir anlatımla başvuru sahibinin itirazen şikayete konu iddialarından koşulsuz, şartsız vazgeçmesinin anlaşılması gerektiği, somut olayda davacının talebinin feragat niteliğinde bir talep olmadığı, davacının talebinin içeriği değerlendirildiğinde talebin içeriğinde davacının itirazen şikayet başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü iddialardan koşulsuz, şartsız vazgeçtiğine ilişkin bir ifadenin yer almadığı davacının talebinin ihaleyi yapan idarece davacı itirazen şikayet başvurusunda bulunmadan önce ihale iptal edildiğinden itirazen şikayet başvurusunda bulunmakta davacının menfaatinin kalmaması dolayısıyla başvurunun işleme alınmaması ve başvuru ücretinin kendisine iadesi niteliğinde bir talep olduğu görülmektedir.
Yukarıda yer verilen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 54.maddesinin 10.fıkrasının c bendinde Başvurunun süre, usul ve şekil kurallarına uygun olmaması, usulüne uygun olarak sözleşme imzalanmış olması veya şikayete konu işlemlerde hukuka aykırılığın tespit edilememesi veya itirazen şikayet başvurusuna konu hususun Kurumun görev alanında bulunmaması hallerinde itirazen şikayet başvurusunun reddine karar verileceği düzenlendiği, anılan düzenleme ile itirazen şikayet başvurusunun ret sebebinin bu bentte sayılan hallerle sınırlı tutulduğu dava konusu olayda ise Kurul'un başvurunun süre, usul ve şekil kurallarına aykırı olduğu yönünde veya şikayete konu hususlarda hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde bir tespit yapmadığı bunun yanında itirazen şikayet başvurusunun Kurumun görev alanına girmediği yönünde de bir değerlendirme yapılmadığı, ihalenin idarece iptal edilmesi nedeniyle başvuru hakkında karar verilememesi hali nedeniyle işlem tesis edildiği bu durumda verilecek karar türünün Kanunda açıkça düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 54.maddesinin 10.fıkrasında Kurumun görev alanında bulunmaması hali hariç, itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesi durumunda, başvuru teminatı yatırılan hallerde teminatın gelir kaydedilmesine de karar verileceğinin düzenlendiği bir anlamda "Başvurunun süre, usul ve şekil kurallarına uygun olmaması, usulüne uygun olarak sözleşme imzalanmış olması veya şikayete konu işlemlerde hukuka aykırılığın tespit edilememesi" nedeniyle yapılan başvurunun reddi hallerinde başvuru teminatının gelir kaydedileceğinin düzenlendiği bu ret sebeplerinin mevcut olmadığı dikkate alındığında başvuru ücretinin iade edilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin başvuru ücretinin iade edilmemesine ilişkin kısım yönünden iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun'un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1) Kamu İhale Kumlunun 23.10.2024 tarihli ve 2024/UH.II-1370 sayılı kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığına yönelik kısmının iptaline,
2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 118.286,00 TL tutarında olan başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine,
Oybirliği ile karar verildi.
Bu idare, önceki benzer ihalelerinde yaklaşık maliyetin ortalama %16 altına sözleşme imzalamıştır.